Gönderen Konu: "Geçmiş şeye gam çekme, senden gidene artık hasret  (Okunma sayısı 226 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Melek

  • Ziyaretçi
Lütfen Yan Taraftaki +1 İşaretine Tıklayıp Konuyu Beğeniniz...
Mesnevî-i Şerîf ten Bir öykü: "Geçmiş şeye gam çekme, senden gidene artık hasretlenme!" Birisi tuzakla bir kuşu avladı. Kuş ona dedi ki: "Ey himmet sahibi, Sen nice öküz ve koyunlar yedin, kurban için pek çok develer kestin. Onlarla bile bir zaman doymamışken, bu fakîrin vücûdu seni hiç doyurmaz! Beni âzâd et, sana üç nasîhatte bulunayım; aptal mıyım, akıllı mıyım kanâat gelsin! Birinci nasîhati elindeyken, ikincisini ise duvar üzerinden; Üçüncü öğüdü de ağaç tepesinden söyliyeyim; böylece bu üç öğüt baht mumunun nûru olur!" Elindeyken şu şekilde konuştu: "Olmayacak şeye, kim söylerse söylesin inanma!" Birinci öğüt elinde tamamlanınca kuşu âzâd etti, o da duvara kondu. Dedi ki: "Geçmiş şeye gam çekme, senden gidene artık hasretlenme!" Sonra tekrar dedi ki: "Vücûdumda on dirhem ağırlığında kocaman bir inci var! Hem sana hem çocuklarına bir devletti; o öyle bir inci ki, yücelik menbaı idi! Fakat kaçırdın, o inci kısmetin olmadı; gerçekten onun bir benzeri yoktu!" Bunu duyunca adamcağız derdinden, hamile kadının doğururken feryâd edişi gibi inlemeye başlayınca, Kuş ona dedi ki: "Ben sana, geçmiş şeye gamlanıp üzülme demedim miydi? Geçen geçti! Öyleyse bu gam niye? Ya öğüdümü anlamadın veya sağırsın! Hem olmayacak söze inanma diye ettiğim ikinci öğüdümü hatırlasana! Kendi vücûdum üç dirhem bile gelmezken, içimde on dirhem inci nasıl bulunabilir?" Bunu üzerine adamcağız kendine gelip: "Hani üçüncü nasîhatin? Onu da söyle!" dedi. Kuş dedi ki: "Sanki ikisini pek iyi dinledin de üçüncü nasîhat bedavadan söylensin!" Gafil bilgisize nasîhat etmek, çorak yere tohum saçmak gibidir! Bilgisizlik ve aptallık yırtığı, yama kabul etmez! Ona hikmet tohumunu beyhûde saçma! Mesnevî-i Şerîf